parmak!...
Cuma,04.Aralık.2009 saat: 07.21

Anneyle babanın bayram hediyesiydi, parmak boyaları ve önlüğün...

Halanın hediyesi "365 cıvıl cıvıl Etkinlik" kitabın, bayram harçlıklarınla aldığımız resim kağıdın ve kağıt aparatınla harika bir çizim setimiz oldu.
Parmak boyası yapacağımızı öğrendiğinde çok heyecanlandın annecim. Masamızı hazırladık, önlüğümüzü giydik ve parmaklarımızı boyaya daldırdık. Sen bir adam çizdin, bende dayanamadım çiçek çizdim:) Ve ben çok çok keyif aldım, rahatladım...

"Anne şen yapma, ben yapcaaam" dedin ve benim çizdiğim kırmızı çiçeği, mora çevirdin;) Sonra kitaba baktık, ne çizsek dedik! Parmak izinden adamları çok sevdik:)

Veee sağ üst köşede görünen, parmak izinden küçük, şirin adamlarımızı çizdik. Sağ alt köşede Mehmet Saidin adamı ve kızı:) Ortada, asıl rengi kırmızı olan fakat sonradan, Said bey tarafından mora dönen çiçeğim.
Kitabımızın sayfalarını çevirdik tekrar ve senin ellerine kırmızı boyayı boca ettik. Minik ellerinin iziyle, kitapdaki balıkları çizdik ama sen bana çok karıştın. Benim çizmeme hiiiiç izin vermedin. Olmaz kii:(

Bende kendi balığımı çizmeye karar verdim. Ben balığımı çizerkeeen, sende yengeçini çizdin. Tabi anne dayanamayıp yengeç üzerinde bir, iki rötuş yaptı:)

İştee yengeçin ve sağ kenarda görünen ve sonradan çıkma canavarımız:)) Tabi canavarın hemen üzerindeki balık da benim balığım:)) Sanırım anne resim yapmayı çok özlemiş;) Hatta oğlum ile bir sergi açmayı dahi düşündüm:))

Kitabımızda gördüğümüz patates baskısını yapmaya karar verdik. Koştum mutfağa, bir patates ve bıçak aldım...

Senin "mende keşceeem, anne yaa men keşceeeem" tutturmalarına....
"olmaz annecim, çocuklar bıçak kullanamaz, elin kesilebilir"!!! diye diye. Sana anlatmaya çalışa çalışa, patateslere baskı altında şekil verdim;)

Neyseki sonunda bu isteğinden vazgeçtin!!! Patatesleri teker teker boyayıp, baskını yapmaya daldın. Ben boyayım, sen boya derken; Baktım olmayacak, mutfaktan birde kendim için patates alırken, feryat figan ağlamaya başladın!!!

Koştum geldim ki, ne göreyim!! Sen bir elini havaya kaldırmış, hüngür hüngür, salya sümük ağlıyorsun.....
"Ne oldu annecim"
Sen ağlayarak "eyimi keştiiiimm".......
Ben soğukkanlılığımı koruyarak "sana söylemiştim annecim hatırlıyormusun"........

Dedim ve fotoğrafını çektim;) Sen bu duruma biraz sinirlenmiş olmalısın ki.......
"Çekmeeee" diye, bastın çığlığı:))

Neyse ki, küçük bir kesikti. Kısa sürede unutturmayı başardım...........
"Göster annecim parmağını fotoğrafını çekeyim"...

Kesik parmağımız, sümüklerimiz, yaşlı gözlerimiz ve fonda sanat eserimizle, bu süper an'ı pozladım:))
"Saidcim parmağımıza yara bandı yapıştıralım, çabuk geçsin, mikrop kapmasın"..........
"haayıııııl".............
"Önce benim parmağıma yapıştıralım, eğer istersen sende yapıştırırsın"!!!...............

"Oluuuy" dedin ve ikimizde parmaklarımızı bantladık. Fakat bu pozun hemen ardından, çıkarttık bantları. Huylu oğlum fazla dayanamadı:))

Veee Mehmet Said'imin kurumaya bırakılan harika eseri...

Boyaları bolca kullandığın için, kuruması da epey zaman aldı:)
Rulo yaptık. Geleceğe hatıra sakladık, ilk serbest çalışmamızı.
keyifle...




10 Yorum 10 Yorum ( 1166 Gösterim )   |  permalink


<<| <Sonraki | 51 | 52 | 53 | 54 | 55 | 56 | 57 | 58 | 59 | 60 | Önceki> |>>