üjgünüm anne...
Pazartesi,10.Ağustos.2009 saat: 02.25

Sana dair geçen, senin mutluluğunla mutlu olunan bir haftasonu daha ve o güzel lüle saçların:)...

Her gidişimizde tırtıla ve atlı karıncaya binmeden ayrılmadığımız bir mekandayız ve sen mutlu, biz mutlu:))

İşte şımarık bir poz. Sanki şımarıklığımız son hadlerinde bu ara ve gerçek bir çocuk olmaya başlıyoruz sanki, gidilen yerlerde takıntı haline getirilen istekler, yerine getirilmediğinde ağlamalardayız bu ara...

Anne kızdığında, sinirlendiğinde, suratı asıldığında, ses tonu değiştiğinde, hem suçlu, hem güçlü ve şımarıkca sormaktayız: "Annejim bana kıjgınmısın biyaj??"

"Evet Mehmet Said kızgınım, biraz değil çok kızgınım" ve bu kez üzülerek "yeden annecim yedeeeeeeeeeeeen"

"Çünkü sen beni üzüyorsun annecim, kötü çocuk oluyorsun" üzgün ama şımarık, birazda alaycı bir ifadeyle...

"Üjgünüm annecim, bidaa yapmıcam, kızma yütfeeen"

Şimdi öpsem, ısırsam olmaz, otorite kurmakta zaten zorlanan ben, herşeyi mahvetmiş olurum. Ama öpmesem, koklamasam, ısırmasamda olmaz, o küçücük, adama kıyamam ki :( Birileri söylesin bana, ben ne yapmalıyım...

3 Yorum 3 Yorum ( 787 Gösterim )   |  permalink


<<| <Sonraki | 92 | 93 | 94 | 95 | 96 | 97 | 98 | 99 | 100 | 101 | Önceki> |>>