süt ve kakao...
Pazartesi,13.Temmuz.2009 saat: 04.34

Güzel bir bahar sabahı, dışardan baktığında çalkalanmakta olduğunu farkettirircesine uyanmış Süt. “Ne kadar güzel bir gün” diye düşünmüş bembeyaz yanaklarını elleriyle kapatarak, duraksamış ve düzeltmiş “Oyun oynamak için ne de güzel bir gün!” Hızlıca aşağı inmiş, mutfaktan güzel kokular geliyormuş. “Annem yine harikalar yaratıyor!” diye düşünerek içeri girmiş. “Günaydıııın!” diye seslenmiş. Annesi gülümseyerek öpmüş Süt’ü. Süt’ün yanakları kızarmış. Pembe ve beyaz, sayesinde birbirine çok yakışırmış.

Süt kendine bir oyun arkadaşı aramak için akmış akmış ve bir dere kenarına gelmiş. “Arkadaşım yok” diye bağırmış yankılanan sesi eşliğinde. Biraz bekledikten sonra. Arkasını döndüğünde, esmer mi esmer kakao ona bakmaktaymış. Dişleri süt’ün rengine yakınmış. Süt’ü farkında olmadan gülümsetmiş. Ben kakao, ya sen?” diye sormuş Kakao. Süt gülümsemiş “Çok şirin bir isim bu, Kakao. Bende Süt.” demiş. El ele uzaklaşarak bir taşın üzerinde oturmuşlar ve onlar artık çok iyi iki arkadaşmış…

Evet onlar çok iyi iki arkadaş:) Bu hikayede nereden çıktı demeyin, fotoları hazırlarken "süt ve kakao"yu anımsattılar bana:)) Amaaa bizimkilerin arkadaşlıkları çok çok eskiye dayanır, anne karnında başladılar bol bol gezmeye;) Doğduklarında belliydi bizim "süt ve kakao"nun farkı:) Mehmet Said kapkara bir bebekti, Yusuf Demirkan bembeyazdı. Bu iki küçük adamın hikayesi böyle başladı işte ve sonunda Beyyah onları "süt ve kakao" yaptı;) Biraraya geldiklerindeyse "kakaolu süt"e dönüşüyorlar, tadlarına doyum olmuyor;)
5 Yorum 5 Yorum ( 572 Gösterim )   |  permalink


<<| <Sonraki | 100 | 101 | 102 | 103 | 104 | 105 | 106 | 107 | 108 | 109 | Önceki> |>>