eşit...
Cuma,25.Temmuz.2008 saat: 07.55

neden bilmiyorum bu fotoğrafı bloğa aktarırken "kayıp" adıyla kaydettim!!
uzun uzun baktım ve kendimi gördüm bu karede ve geçmişi...
hepimize olmuştur, bir dakika, beş dakika, belkide bir saat sürmüştür seninki bilemem!!! annenin yada babanın eline sımsıkı sarılmış, pazar gezersin...
etraftakiler kocamandır, büyük büyük insanlar... bir tezgaha yaklaşır annen, sende bir kediye, şekere yada şekerciye dalaaar gidersin...
kafanı kaldırırsın anne yok, sımsıkı sarıldığın eli yok ve o an zaten küçük olan sen, miniminnacık kalırsın o korkunç kalabalıkta...
korkunç çünkü tanımadığın herkes korkunç gelir o an!!
(hala yaşadığım bir duygu) sonra kafanı kaldırırsın o korkunç insanların arasında tek bir yüz yüreğini ısıtır, korkularını siler... (hala annemi bir kalabalığın arasından seçsem, aynı duyguyu yaşarım)
neyse fazla uzatmadan nereden çıktı bu hikaye derseniz eğer...
mehmet saidle ne zaman bir kalabalığa girsem, elinden tuttuğum oğlumu biranda kucağımda buluyorum... üstelik mehmet said hiçbir şikayette bulunmadan, kalabalığa girer girmez kucaklıyorum oğlumu, küçüğümün o kocaman insanlar arasında kendisini miniminnacık hissetmesini istemiyorum, insanlardan ürkmesini, çekinmesini istemiyorum...
kalabalık ortamlarda rahat ve değerli hissetmesini, en önemlisi eşit hissetmesini istiyorum...
karşındaki kim olursa olsun eşit olduğunu bilmeni istiyorum annecim...

NOT:Bu konuya dair beynimde çok kelime uçuşuyor, fakat yazamıyorum nedense..belkide saat gece yarısını geçtiğindendir:)) neyse gerisini siz tamamlayın beyninizde;)

Yorum Ekle Yorum Ekle ( 472 Gösterim )   |  permalink


<<| <Sonraki | 136 | 137 | 138 | 139 | 140 | 141 | 142 | 143 | 144 | 145 | Önceki> |>>